İç Dünya
Psikanalitik psikoterapi, kişinin iç dünyasını daha derinlemesine anlamasına yardımcı olur. Erken dönem ilişkiler, tekrar eden duygusal örüntüler ve içsel çatışmalar bugünkü yaşantılarımıza ışık tutar.

İnsan zihninin derinliklerine merakla bakıyor, anlamayı ve birlikte düşünmeyi tercih ediyorum.
Psikoloji eğitimimi Tbilisi State University of Georgia’da tamamladım. Yüksek lisansımı İstanbul Arel Üniversitesi’nde Klinik Psikoloji alanında tamamladım.
Psikanalitik yaklaşımın, insanı çok katmanlı bir bütün olarak ele alan düşünme biçimini benimsiyorum. Terapötik ilişkiyi, değişim ve iyileşmenin gerçekleşebilmesi için güvenli bir alan olarak görüyorum.
Ergenler ve yetişkinlerle yüz yüze ve online psikoterapi çalışmaları yürütüyorum.
Psikanalitik psikoterapi, kişinin iç dünyasını daha derinlemesine anlamasına yardımcı olur. Erken dönem ilişkiler, tekrar eden duygusal örüntüler ve içsel çatışmalar bugünkü yaşantılarımıza ışık tutar.
Terapötik ilişki; yargılamadan dinleyen, anlamaya çalışan ve kişinin kendi deneyimini düşünebilmesine alan açan güvenli bir çerçeve sunar.
Psikodinamik çalışma, belirtilerin hafiflemesini önemserken kişinin kendini, ilişkilerini ve tekrar eden deneyimlerini daha bütünlüklü anlamasına da eşlik eder.
Psikoterapiye başvurmak, her zaman tek bir belirtiye çözüm aramaktan ibaret değildir. Kimi zaman yoğun kaygı, çökkünlük veya ilişkilerde tekrar eden güçlükler öne çıkar; kimi zaman da kişi neyin kendisini zorladığını henüz tam olarak adlandıramaz. Psikodinamik yönelimde bu yaşantıları aceleyle tek bir nedene bağlamak yerine, kişinin kendi sözcükleriyle nasıl anlattığına dikkat etmek önemlidir.
Benim için terapötik çalışma, yaşanan güçlüğü yalnızca bir tanı başlığı üzerinden değerlendirmek yerine kişinin yaşam öyküsünü, yakın ilişkilerini, beklentilerini ve duygusal deneyimini birlikte düşünmeye alan açar. Geçmiş deneyimler ile bugünkü yaşantılar arasında bağlantılar bulunabilir; ancak her sorunu çocukluk dönemine indirgemek ya da her belirtiye kesin bir bilinçdışı anlam atfetmek doğru olmaz.
Psikoterapi sürecinde konuşulabilenler kadar konuşmakta zorlanılan konulara da dikkat edilebilir. Güven ve süreklilik zaman içinde gelişir. Çalışmanın ritmi, kişinin ihtiyaçları ve içinde bulunduğu koşullar gözetilerek ele alınır. Yaklaşımımın kuramsal çerçevesini psikodinamik terapi sayfasında daha ayrıntılı anlattım.
Psikanalitik kuram ve klinik uygulamalar üzerine düzenli süpervizyon almakta, mesleki gelişimimi sürdürmekteyim.
Psikanalitik yaklaşımın güncel tartışmalarını ve farklı kuramsal perspektifleri yakından takip ediyor, çalışmalarımı bu doğrultuda zenginleştiriyorum.
Kişisel analiz sürecimi devam ettirmeye özen gösteriyorum.
Psikoterapiye başvuran herkesin yaşadığı güçlük, bu güçlüğü anlatma biçimi ve yardım arama nedeni farklıdır. Bu nedenle ilk aşamada yakınmanın gündelik hayata nasıl yansıdığı, kişinin neyi değiştirmek veya daha iyi anlamak istediği ve daha önce kendisine nelerin yardımcı olduğu birlikte değerlendirilir. Bazen belirgin bir belirti, bazen tekrarlanan ilişkisel güçlükler, bazen de kişinin kendisine ilişkin soruları çalışmanın başlangıcını oluşturur.
Psikodinamik yönelimli görüşmelerde yalnızca geçmiş yaşam olaylarını sıralamak değil, bugünkü duyguları ve ilişkileri anlamak da önem taşır. Kişi, belirli durumlarda neden benzer tepkiler verdiğini veya kimi duygularını ifade etmekte neden zorlandığını kendi çağrışımları üzerinden araştırabilir. Her görüşmede aynı konuya odaklanmak ya da bütün deneyimleri tek bir açıklamaya bağlamak gerekmez.
Seansların sıklığı ve terapinin biçimi, başvuru nedeni ve klinik değerlendirme doğrultusunda konuşulur. Çalışmanın ne ölçüde yararlı olduğu ve ihtiyaçların değişip değişmediği süreç içinde yeniden ele alınabilir. Psikoterapi, belirli bir sürede kesin sonuç vaat eden bir uygulama değildir; karşılıklı işbirliğini, sınırları ve sürekliliği gerektiren bir süreçtir.
İlk görüşme, başvuru nedenini, yaşanan güçlüklerin gündelik hayata etkisini ve psikoterapiden beklentileri anlamaya yönelik bir değerlendirme olanağıdır. Kişinin her şeyi ilk görüşmede eksiksiz anlatması beklenmez. Hangi konuların nasıl ele alınabileceği, çalışmanın çerçevesi ve uygunluğu görüşme sürecinde birlikte değerlendirilebilir.
Seansların düzenliliği, mahremiyet, terapötik sınırlar ve görüşmelerin biçimi psikoterapi çerçevesinin önemli parçalarıdır. İhtiyaç duyulduğunda farklı bir değerlendirme veya uzmanlık alanına yönlendirme de gündeme gelebilir. Amaç, kişiye tek tip bir süreç vaat etmek değil, yaşadığı güçlüğe uygun bir çalışma yolunu değerlendirmektir.
Ergenler ve yetişkinlerle yürüttüğüm çalışmaların başlıklarını çalışma alanlarım sayfasında inceleyebilir, yüz yüze veya çevrim içi görüşme seçenekleri hakkında bilgi almak için iletişim sayfasına geçebilirsiniz.
Anlaşılmak, değişimin başlangıç noktasıdır.
Psikoterapi yolculuğunda yanınızda olmak için buradayım.