Obsesif Kompulsif Bozukluk Nedir?
Obsesif Kompulsif Bozukluk, kişinin istemeden zihnine gelen, tekrarlayan ve yoğun sıkıntı yaratan düşünce, imge veya dürtülerle; bunların yol açtığı kaygıyı azaltmak ya da olası bir felaketi önlemek için yapılan davranışlar ve zihinsel ritüellerle karakterizedir.
Obsesyonlar çoğu zaman kişinin değerleriyle, benlik algısıyla ve arzularıyla çelişir. Bu nedenle kişi “Böyle bir düşünce aklıma geldiyse bunu gerçekten istiyor olabilir miyim?” ya da “Bu düşünce benim nasıl biri olduğumu mu gösteriyor?” diye kaygılanabilir.
Kompulsiyonlar ise kontrol etme, yıkama, sayma, sıralama, tekrar etme, dua etme, zihinden bir cümleyi geçirme, güvence isteme veya geçmişte olanları yeniden gözden geçirme gibi görünür ya da zihinsel eylemler olabilir. Bu eylemler kısa süreli bir rahatlama sağlar; fakat uzun vadede obsesyonu ve şüpheyi güçlendirir.
OKB Neden Sadece “Takıntı” Değildir?
Günlük dilde “takıntı” sözcüğü düzenlilik, titizlik veya bir konuya fazla önem verme anlamında kullanılabilir. Klinik OKB ise bundan farklıdır. Kişi düşünce ve ritüeller nedeniyle zaman kaybeder, yoğun sıkıntı yaşar, işlevselliği bozulur ve yaşamını giderek bu döngünün etrafında düzenlemeye başlar.
OKB’de kişi çoğu zaman yaptığı davranışın aşırı olduğunu bilir; fakat ritüeli yapmadığında oluşan kaygı, suçluluk veya belirsizlik duygusuna dayanmakta zorlanır. Bu nedenle mesele yalnızca alışkanlık değil, kişinin zihinsel ve duygusal bütünlüğünü korumaya çalıştığı bir savunma düzenidir.
OKB’nin Başlıca Görünüm Biçimleri
OKB tek bir biçimde görülmez. Belirtilerin içeriği değişebilir; fakat çoğu görünümün merkezinde şüphe, kesinlik arayışı, sorumluluk duygusu, tehdit algısı ve kaygıyı nötralize etme çabası bulunur.
Bulaşma ve Temizlik Obsesyonları
Mikrop, hastalık, kir, kimyasal madde, beden sıvısı veya ahlaki bir “kirlenme” düşüncesi yoğun kaygı yaratabilir. Kişi defalarca yıkanabilir, eşyaları temizleyebilir, temas etmekten kaçınabilir veya başkalarının da belirli kurallara uymasını isteyebilir.
Kontrol Etme Kompulsiyonları
Kapının kilitli olup olmadığını, ocağın kapalı kalıp kalmadığını, birine zarar verilip verilmediğini veya bir hata yapılıp yapılmadığını tekrar tekrar kontrol etme biçiminde görülür. Kontrol kısa süreli rahatlatır; ancak “Acaba doğru baktım mı?” sorusu hızla geri döner.
Zarar Verme Obsesyonları
Kişi kendisine veya sevdiği birine zarar verme düşüncelerinden yoğun biçimde korkabilir. Bu düşüncelerin varlığı, kişinin gerçekten zarar vermek istediği anlamına gelmez. Tam tersine düşünceler çoğu zaman kişinin en çok değer verdiği şeylere yönelir ve bu nedenle büyük suçluluk yaratır.
Dini ve Ahlaki Obsesyonlar
Günah işleme, yanlış dua etme, kutsal değerlere saygısızlık etme, ahlaken kusurlu olma veya affedilemez bir hata yapma korkusu görülebilir. Kişi tekrar tekrar dua edebilir, tövbe edebilir veya bir otoriteden güvence isteyebilir.
Cinsel Obsesyonlar
İstenmeyen cinsel imgeler, kimlik veya yönelim hakkında bitmeyen şüpheler, uygunsuz bir şey yapma korkusu yoğun utanç yaratabilir. Bu obsesyonlar arzu ile aynı şey değildir; fakat kişi düşüncenin varlığını kanıt gibi yorumlayabilir.
İlişki Odaklı OKB
Kişi partnerini gerçekten sevip sevmediğini, ilişkinin doğru olup olmadığını, karşısındaki kişinin yeterince uygun olup olmadığını sürekli sorgulayabilir. Duygularını test etme, kıyaslama ve güvence isteme döngüsü ilişkiyi daraltabilir.
Simetri, Düzen ve “Tam Olma” İhtiyacı
Nesnelerin belirli biçimde hizalanması, işlemlerin belirli sayıda tekrarlanması veya kişinin içsel olarak “tam oldu” hissine ulaşması gerekebilir. Mesele her zaman estetik değildir; eksiklik duygusuna veya yaklaşan bir felakete karşı bir denetim çabası olabilir.
Sağlık ve Somatik Obsesyonlar
Kişi bedenindeki duyumları sürekli inceleyebilir, belirli bir hastalığa yakalanıp yakalanmadığını zihninde tekrar tekrar değerlendirebilir veya tıbbi güvence arayabilir. Sağlık kaygısından farklı olarak bu görünümde belirgin obsesyon ve kompulsiyon döngüsü öne çıkar.
Zihinsel Kompulsiyonlar ve “Saf Obsesyonel” Görünüm
Dışarıdan görünür ritüeller bulunmayabilir; ancak kişi zihninde sayma, düşünceyi etkisizleştirme, geçmişi analiz etme, iyi bir düşünceyle kötü düşünceyi silme veya sürekli içsel güvence üretme gibi kompulsiyonlar yapabilir.
Obsesyon ile Düşünce Arasındaki Fark
İnsan zihnine istemeden pek çok düşünce gelir. Bir düşüncenin ortaya çıkması, kişinin onu istediği, onayladığı veya gerçekleştireceği anlamına gelmez. OKB’de sorun düşüncenin kendisinden çok, düşünceye yüklenen anlam ve ondan bütünüyle emin olma ihtiyacıdır.
Kişi düşüncesini ahlaki kimliğinin bir kanıtı gibi okuyabilir. “Bunu düşündüysem yapabilirim” ya da “Bunu aklımdan geçirdiysem kötü biriyim” biçimindeki düşünce-eylem eşdeğerliği, obsesif kaygıyı artırır.
Kompulsiyonlar Neden Geçici Rahatlatır?
Kompulsiyon uygulandığında kaygı kısa süreli olarak azalır. Beyin bu rahatlamayı ritüelin işe yaradığı biçiminde öğrenir. Böylece bir sonraki şüphede ritüeli yeniden yapma ihtiyacı güçlenir.
Döngü genellikle obsesyon, kaygı, kompulsiyon, geçici rahatlama ve yeniden şüphe biçiminde ilerler. Güvence aramak, internette araştırmak, kendini test etmek veya geçmişi zihinde tekrar incelemek de görünmez kompulsiyonlar olabilir.
Psikodinamik Açıdan OKB
Psikodinamik yaklaşım OKB’yi yalnızca belirtilerin toplamı olarak görmez. Kontrol ihtiyacının, suçluluğun, öfkenin, ambivalansın, bağımlılık ve özerklik çatışmalarının kişinin ruhsal yaşamında nasıl örgütlendiğini düşünür.
Obsesif yapıda düşüncenin duygudan ayrılması sık görülür. Kişi bir olayı ayrıntılı biçimde anlatabilir; fakat olayın onda yarattığı öfke, korku veya yasla temas etmekte zorlanabilir. Yalıtma, yapıp-bozma ve entelektüelleştirme gibi savunmalar, duygusal yoğunluğu denetim altında tutmaya hizmet edebilir.
Katı bir süperego, yanlış yapmaya karşı aşırı duyarlılık ve kusursuz olma zorunluluğu da belirtileri besleyebilir. Kişi yalnızca hata yapmaktan değil, hata yapabilecek biri olmaktan korkar. Bu nedenle kesinlik arayışı, benlik bütünlüğünü koruma çabasına dönüşür.
OKB’de Utanç ve Gizlilik
Zarar verme, cinsellik, din veya ahlakla ilgili obsesyonlar büyük utanç yaratabilir. Kişi düşüncelerini anlattığında yanlış anlaşılmaktan, tehlikeli ya da ahlaksız biri olarak görülmekten korkabilir. Bu nedenle belirtiler yıllarca gizlenebilir.
Terapötik alanda düşüncenin içerdiği korku ile kişinin gerçek niyeti arasındaki ayrımı kurmak önemlidir. Düşüncenin yargılanmadan konuşulabilmesi, obsesif döngünün gizlilik içinde güçlenmesini azaltabilir.
OKB ile Obsesif Kompulsif Kişilik Yapısı Aynı Şey mi?
Hayır. OKB’de obsesyonlar ve kompulsiyonlar çoğu zaman kişiye yabancı, istenmeyen ve rahatsız edicidir. Obsesif kompulsif kişilik yapısında ise düzen, kontrol, mükemmeliyetçilik ve kurallara bağlılık daha çok benlikle uyumlu yaşanabilir.
İki durum aynı kişide birlikte bulunabilir; ancak değerlendirme sırasında belirtilerin işlevi, kişinin bunları nasıl deneyimlediği ve yaşamındaki etkisi ayrı ayrı ele alınmalıdır.
Psikoterapide OKB ile Çalışmak
OKB tedavisinde maruz bırakma ve tepki önleme temelli bilişsel davranışçı uygulamalar ile uygun durumlarda ilaç tedavisi güçlü kanıta sahiptir. Psikodinamik psikoterapi ise belirtilerin kişinin suçluluk, öfke, kontrol, belirsizlik ve ilişki örüntüleri içindeki anlamını düşünmeye katkı sunabilir.
Psikoterapötik çalışma, kompulsiyonun kısa süreli rahatlatıcı işlevini anlamayı; kişinin şüphe, eksiklik ve belirsizlik duygusuyla ritüel yapmadan kalabilme kapasitesini geliştirmeyi hedefler. Gerektiğinde farklı tedavi yaklaşımları birlikte planlanabilir.
Psikodinamik açıdan amaç, yalnızca ritüeli ortadan kaldırmak değil, kişinin kesinlik ve kontrol ihtiyacının altında bulunan ruhsal çatışmaları düşünmesine yardım etmektir. Böylece kişi zihninden geçen her düşünceyi kimliğinin kanıtı olarak görmek yerine, düşüncelerle daha esnek bir ilişki kurabilir.
İstanbul, Beşiktaş, Şişli ve Online Terapi
OKB belirtileri iş, eğitim, ilişkiler ve günlük yaşam üzerinde belirgin bir yük oluşturabilir. Beşiktaş, Şişli ve İstanbul çevresinde yüz yüze psikoterapi arayan kişiler için düzenli ve sınırları belirli bir terapötik çerçeve, belirtilerin hem davranışsal hem de ruhsal boyutlarını çalışmaya imkân verebilir.
Online terapi, şehir dışında veya yurtdışında yaşayan, yoğun çalışma temposu nedeniyle düzenli yüz yüze görüşmeye gelemeyen kişiler için seçenek olabilir. Görüşme biçiminden bağımsız olarak değerlendirme, tedavi planı ve gerektiğinde psikiyatri iş birliği önem taşır.