Panik Atak Nedir?
Panik atak, çoğu zaman birkaç dakika içinde yükselen yoğun korku ve bedensel alarm halidir. Kalp çarpıntısı, nefes darlığı, göğüste sıkışma, baş dönmesi, titreme, terleme, uyuşma, mide bulantısı, gerçekdışılık hissi, kontrolü kaybetme, çıldırma ya da ölme korkusu yaşanabilir.
Bu deneyim dışarıdan bakıldığında kısa sürse de, yaşayan kişi için son derece gerçek ve sarsıcıdır. Kişi bedensel duyumları yalnızca bir belirti olarak değil, yaklaşan bir felaketin kanıtı gibi algılayabilir. Bu nedenle acil servise gitme, kalp veya nörolojik bir hastalık geçirdiğini düşünme sık görülür.
Panik belirtilerinin güçlü ve gerçek hissedilmesi, bunların yalnızca psikolojik bir nedene bağlanabileceği anlamına gelmez. Özellikle ilk kez yaşanan, farklı seyreden veya şiddetli göğüs ağrısıyla birlikte olan belirtilerde tıbbi değerlendirme önemlidir. Klinik bilgi için ABD Ulusal Ruh Sağlığı Enstitüsünün panik bozuklukları rehberi incelenebilir.
Panik Atak ve Panik Bozukluk Arasındaki Fark
Tek bir panik atak yaşamak panik bozukluk tanısı anlamına gelmez. Panik bozuklukta tekrarlayan, beklenmedik ataklara en az bir ay boyunca süren yeni atak endişesi veya ataklardan kaçınmaya yönelik belirgin davranış değişiklikleri eşlik edebilir.
Zamanla yalnızca atak değil, atağın olma ihtimali de kaygının kaynağı haline gelir. Kişi toplu taşımaya binmekten, yalnız kalmaktan, evden uzaklaşmaktan, spor yapmaktan, kahve içmekten veya kalp atışını hızlandırabilecek herhangi bir durumdan kaçınabilir.
Böylece panik bozukluğun merkezinde yalnızca ani atak değil, bedensel duyumlardan korkma, sürekli kendini izleme ve yaşam alanının giderek daralması yer alır.
Panik Bozukluk ve Panik Atağın Görünüm Biçimleri
Panik bozukluk yaşayan kişilerde atakların ortaya çıkış koşulları ve kaçınma davranışları farklılaşabilir. Aşağıdaki başlıklar ayrı tanılar olmaktan çok, panik atağın klinikte görülen farklı yaşanış biçimleridir.
Beklenmedik Panik Atak
Belirgin bir dış tetikleyici olmadan, kişi kendisini güvende hissederken ortaya çıkar. Bu beklenmediklik, kişinin kendi bedenine olan güvenini zedeler ve “her an yeniden olabilir” düşüncesini güçlendirir.
Durumsal Olarak Tetiklenen Panik
Kalabalık, kapalı alan, toplu taşıma, asansör, uçak, trafik, yalnız kalma ya da belirli bir sosyal durum gibi belirgin koşullarda ortaya çıkar. Kişi zamanla bu durumları tehdit olarak kodlayabilir.
Duruma Yatkın Panik
Belirli durumlarda atak ihtimali artar; ancak her karşılaşmada panik oluşmaz. Örneğin kişi bazen metroya binebilirken başka bir gün yoğun panik yaşayabilir. Bu belirsizlik kontrol ihtiyacını daha da artırabilir.
Gece Panik Atağı
Kişi uykudan yoğun korku, çarpıntı veya nefes alamama hissiyle uyanır. Gece paniği, yalnız kalma ve bedensel kontrolün uyku sırasında bırakılmasıyla ilgili daha derin kaygıları harekete geçirebilir.
Sınırlı Belirtili Panik
Tam bir panik atağın bütün belirtileri görülmese de, kişi yoğun bedensel alarm ve korku yaşar. Göğüs sıkışması, nefes kesilmesi veya baş dönmesi gibi birkaç belirti baskın olabilir.
Agorafobik Kaçınmayla Birlikte Panik
Kişi yardım alamayacağını, kaçamayacağını ya da herkesin içinde kontrolünü kaybedeceğini düşündüğü yerlerden uzak durur. Bu kaçınma giderek yaşamı daraltabilir ve kişinin tek başına hareket etme kapasitesini zayıflatabilir.
Panik Neden Bu Kadar Gerçek Hissettirir?
Panik atağın merkezinde bedenin tehlike varmış gibi çalışması bulunur. Kalp hızlanır, solunum değişir, kaslar gerilir ve dikkat bedensel duyumlara yönelir. Kişi bu duyumları felaketle yorumladıkça alarm daha da büyür.
Psikodinamik açıdan bu gerçeklik yalnızca biyolojik alarmdan ibaret değildir. Bazı kişilerde korku, öfke, kayıp veya ayrılık deneyimleri atağa eşlik eden ruhsal bağlamda anlam kazanabilir. Bununla birlikte bütün panik atakları tek bir bilinçdışı nedene bağlamak doğru değildir.
Bu nedenle “sakin ol” ya da “bir şey yok” cümleleri çoğu zaman yetersiz kalır. Kişi zaten mantıksal olarak tehlike olmadığını bilebilir; fakat bedeni başka bir gerçeklik yaşamaktadır.
Kontrolü Kaybetme, Ayrılık ve Öfke
Panik yaşayan kişi çoğu zaman yalnızca ölmekten değil, kendi zihnini ve bedenini kontrol edememekten korkar. Kontrol kaybı, içsel dağılma veya başkasına bağımlı hale gelme korkusuyla birleşebilir.
Bazı panik ataklar ayrılık, taşınma, ilişki kaybı, doğum, iş değişikliği, yas ya da kişinin yaşamında önemli bir dönüşüm döneminde ortaya çıkar. Dışarıdan olumlu görünen bir değişiklik bile eski bağların kaybını ve yalnız kalma duygusunu harekete geçirebilir.
Bazı kişiler için ifade edilmesi zor öfke de terapide araştırılabilecek bir konu olabilir. Ancak öfkenin her panik atağın temel nedeni olduğu söylenemez; değerlendirme kişinin özgün öyküsüne dayanmalıdır.
Psikanalitik Psikoterapide Panik Bozukluk ile Çalışmak
Psikodinamik psikoterapide panik bozukluk yalnızca durdurulması gereken bir kriz olarak ele alınmaz. Atağın ne zaman ortaya çıktığı, hangi ilişkisel veya duygusal bağlamlarda yoğunlaştığı, hangi kayıp, ayrılık, öfke ya da bağımlılık temalarıyla ilişkili olduğu birlikte düşünülür.
Terapötik ilişki, kişinin bedensel duyumlarını aceleyle bastırmadan taşıyabildiği bir alan sağlar. Kişi zamanla paniğin gelişini daha erken fark etmeyi, bedensel alarmı doğrudan felaket olarak yorumlamamayı ve altında bulunan duyguları düşünmeyi öğrenebilir.
Winnicott’ın kavramsal çerçevesinden bakıldığında, panik anında kişi kendi içinde tutulamadığını hissedebilir. Terapi, bu tutulamayan yaşantının önce ilişki içinde, daha sonra kişinin kendi ruhsal kapasitesi içinde taşınabilir hale gelmesine yardım eder.
Amaç yalnızca atakların sayısını azaltmak değildir. Kişinin kendi bedenine yeniden güvenebilmesi, kaçınmalar nedeniyle daralan yaşam alanını geri kazanması ve iç dünyasıyla daha az korkulu bir ilişki kurması da sürecin parçasıdır.
İstanbul, Beşiktaş, Şişli ve Online Terapi
Büyük şehir yaşamının temposu, trafik, kalabalık ve sürekli yetişme baskısı bazı kişilerde panik bozukluk belirtileriyle ilişkili kaçınma ve kaygıyı artırabilir. Şişli ve Beşiktaş çevresinden panik bozukluk nedeniyle psikoterapi arayan kişiler, yaşadıkları güçlüklerin görüşme biçimi ve çalışma yaklaşımı hakkında bilgi alabilir.
Online terapi, evden çıkma veya ulaşım konusunda yoğun kaçınma yaşayan kişiler için ilk temasın kurulmasını kolaylaştırabilir. Bununla birlikte terapinin yalnızca kaçınmayı sürdürmenin bir aracına dönüşmemesi; kişinin yaşam alanını yeniden genişletmesine hizmet etmesi önemlidir.
Yüz yüze görüşme adresi Balmumcu, Beşiktaş’tadır; Şişli’de ayrıca bir görüşme ofisi bulunmamaktadır. Şişli Psikolog sayfasında konum bilgisine, Online Terapi sayfasında uzaktan görüşmelere ilişkin ayrıntılara ulaşabilirsiniz. Kaygı Bozuklukları ve Psikodinamik Terapi sayfaları da ilgili konuları ele alır.
