Yakınlık ve Mesafe
Yakınlık istemekle bağımsızlığını kaybetme korkusu arasında gidip gelmek.
Kişilik örüntüleri; duyguları düzenleme, yakınlık kurma, kendini değerlendirme ve zorluklarla baş etme biçimlerinde zaman içinde tekrar eden eğilimleri anlatır. Bazen geçmişte işe yarayan bu yollar, bugün ilişkilerde ve kişinin iç dünyasında zorlanma yaratabilir.
Kişilik, kişinin kendisini ve çevresini algılama, hissetme, düşünme ve ilişki kurma biçimlerinin bütünüdür. Her insanın belirli eğilimleri, güçlü yanları ve zorlandığı alanlar bulunur.
Örüntü dediğimizde tek bir davranıştan değil, farklı durumlarda yeniden karşımıza çıkan tutumlardan söz ederiz. Örneğin eleştiriyi sürekli reddedilme gibi yaşamak, yakınlık arttığında geri çekilmek ya da kendi değerini yalnızca başarı üzerinden ölçmek tekrarlayan deneyimlere dönüşebilir.
Bu eğilimlerin varlığı tek başına bir kişilik bozukluğu anlamına gelmez. Klinik bir tanı, örüntülerin süresi, esnekliği, yarattığı sıkıntı ve işlevselliğe etkisi gibi birçok unsurun uzman tarafından değerlendirilmesini gerektirir.
Aşağıdaki örnekler kesin kişilik tipleri ya da tanı ölçütleri değil, psikoterapide araştırılabilecek deneyim alanlarıdır.
Yakınlık istemekle bağımsızlığını kaybetme korkusu arasında gidip gelmek.
Bir eleştirinin kişinin kendisine ilişkin bütün değerlendirmesini sarsması.
Beklenmedik durumlarda aşırı denetim ihtiyacı veya yoğun kaygı yaşamak.
Öfke, utanç, kırgınlık veya hayal kırıklığını tanımakta ve düzenlemekte zorlanmak.
Hayır demekte güçlük çekmek ya da yakın ilişkilerde katı sınırlar oluşturmak.
Farklı kişilerle benzer çatışmaların veya terk edilme beklentisinin tekrarlanması.
Bazı düşünme ve ilişki kurma yolları kişiye tanıdık geldiği için otomatikleşebilir. Başkalarının ihtiyaçlarını öncelemek bir dönemde yakınlık ve kabul sağlamış olabilir; fakat zamanla kişinin kendi isteklerini fark etmesini zorlaştırabilir.
Benzer şekilde kırılmamak için uzak durmak, kısa vadede koruyucu hissedilirken uzun vadede yalnızlık yaratabilir. Psikoterapide önemli soru bir örüntünün “iyi” veya “kötü” olması değil, hangi koşullarda ortaya çıktığı ve bugün kişiye nasıl etki ettiğidir.
Psikodinamik psikoterapide kişinin tekrar eden deneyimleri, kendilik algısı, savunmaları, ilişkileri ve yaşam öyküsü birlikte ele alınabilir. Amaç dışarıdan bir kişilik etiketi yerleştirmek değil, kişinin kendi ruhsal deneyimine ilişkin farkındalığını derinleştirmektir.
Yakınlık, öfke, bağımlılık, ayrılma, başarısızlık ya da reddedilme gibi temalar kişinin ilişkilerinde farklı biçimlerde ortaya çıkabilir. Terapötik ilişkinin kendisi de bu deneyimlerin güvenli bir çerçevede düşünülebilmesine alan açabilir.
Yorumlar hazır açıklamalar olarak dayatılmaz. Kişinin çağrışımları, duyguları, içinde bulunduğu koşullar ve çalışmanın ritmi dikkate alınır.
İçsel eleştiri, başarı ve kabul edilme ihtiyacı.
Yakınlık ve uzaklaşmanın taşıdığı anlamlar.
Zorlayıcı duygular karşısında kullanılan yollar.
Yeni tepkiler ve ilişki biçimleri için alan açmak.
Ayrıntılı kuramsal çerçeve için Psikodinamik Terapi Yaklaşımım sayfasını inceleyebilirsiniz.
Hayır. Her insanın görece kalıcı özellikleri vardır. Bir örüntünün varlığı, tek başına ruhsal bozukluk tanısı konulmasını gerektirmez.
Kişiye özgü, değişen koşullarda farklı derecelerde ortaya çıkabilen düşünme, hissetme ve ilişki kurma eğilimleridir. Bazıları belirli durumlarda yardımcı olurken başka durumlarda zorlayıcı olabilir.
Uzun süren, katılaşmış ve yaygın örüntüler belirgin sıkıntıya veya işlevsellikte bozulmaya yol açtığında klinik değerlendirme gündeme gelir. Tanı yalnızca internetten okunan örneklerle konulamaz.
Psikoterapi seçenekleri klinik ihtiyaca göre değişir. Bazı kişilik bozukluklarında farklı yapılandırılmış terapilerin bilimsel desteği bulunmaktadır. Uygun tedavi yaklaşımı tanı, belirtiler, riskler ve kişinin tercihleriyle birlikte değerlendirilmelidir. Genel bilgi için American Psychiatric Association'ın kişilik bozuklukları açıklamasına başvurabilirsiniz.
Kişinin başvuru nedeni, ilişkileri, duygusal zorlanmaları ve yaşam koşulları ele alınır.
Benzer durumların ne zaman ve nasıl tekrarlandığı; bunların kişi için anlamı araştırılır.
Kişinin duygularını düşünme, ilişkiler kurma ve seçeneklerini değerlendirme kapasitesi desteklenebilir.
Yüz yüze görüşmeler Beşiktaş, Balmumcu'da yürütülür. Klinik uygunluğa göre online psikoterapi de değerlendirilebilir.
İnsanların bazı eğilimleri süreklilik gösterebilir; ancak farkındalık, yaşantı, ilişkiler ve psikoterapi süreciyle daha esnek tepkiler gelişebilir. Değişim herkes için aynı hızda ilerlemez.
Hayır. İlişki sorunlarının birçok nedeni olabilir. Bir tanı için kapsamlı klinik değerlendirme gerekir.
Bazı güçlüklerde psikodinamik psikoterapi bir seçenek olabilir. Ancak tüm klinik durumlarda tek ya da üstün yöntem olduğu söylenemez; yaklaşım bireysel değerlendirmeye göre seçilir.
Hayır. Geçmiş deneyimler gerektiğinde ele alınabilir; bugünkü ilişkiler, duygular, işlevsellik ve mevcut koşullar da önemlidir.
Hayır. Bağlanma, ilişkisel deneyimi anlamada önemli alanlardan biridir; kişilik örüntüleri bundan daha geniş bir kavramdır.
Bireysel psikoterapi, kişinin ilişkilerde yaşadığı duyguları, beklentileri ve tekrarları anlamasına katkı sunabilir. Bu çalışma çift terapisi anlamına gelmez.
Psikoterapi yaklaşımı ve ilk görüşme hakkında bilgi alabilirsiniz.
Yazar: Orhan Taruk. Bu sayfa genel bilgilendirme amaçlıdır; tanı veya kişiselleştirilmiş tedavi önerisi yerine geçmez.