Yakınlık ve Mesafe
Yakınlık ararken bunalmış hissetmek; mesafe açıldığında terk edilme endişesi yaşamak.
İlişki problemleri bazen tekrar eden tartışmalarla, bazen yakınlık kurmaktan kaçınmayla, bazen de ilişkide kendi ihtiyaçlarına yer açmakta zorlanmayla görünür. Bireysel psikoterapide bu deneyimleri kişinin yaşam öyküsü ve ilişkisel örüntüleri içinde anlamaya çalışabiliriz.
İnsan ilişkileri yalnızca iki kişinin söylediklerinden oluşmaz. Birbirinden bekledikleri, söylemekte zorlandıkları, çatışmaları ve yakınlığa yükledikleri anlam da ilişkinin parçasıdır.
İlişki problemleri, romantik ilişkilerde, aile içinde, arkadaşlıklarda veya iş ilişkilerinde kendisini gösterebilir. Her anlaşmazlık psikolojik bir sorun olduğu anlamına gelmez; çatışma, farklı ihtiyaçları olan insanların ilişkisinde olağan bir deneyim olabilir.
Ancak benzer güçlükler farklı ilişkilerde yeniden ortaya çıkıyorsa, kişi çoğu zaman kendisini anlaşılmamış, değersiz, terk edilecek ya da aşırı sorumlu hissediyorsa bu örüntüleri düşünmek anlamlı olabilir.
İlişkilerdeki zorlanmalar tek bir nedene indirgenemez. Bazen kişinin içinde bulunduğu koşullar, bazen karşılıklı etkileşim ve bazen geçmiş deneyimlerle bağlantılı beklentiler rol oynayabilir.
Yakınlık ararken bunalmış hissetmek; mesafe açıldığında terk edilme endişesi yaşamak.
Farklı konularda başlayan tartışmaların benzer duygusal çıkmazlara ulaşması.
Belirsizlik karşısında yoğun kaygı yaşamak, güvence aramak veya kontrol etme ihtiyacı hissetmek.
Kendi ihtiyaçlarını ifade ettiğinde suçluluk yaşamak ya da hayır demekte zorlanmak.
İlişkide kabul görmeyi kişisel değerinin temel ölçüsü haline getirmek.
İlişkinin sona erme ihtimalinin yoğun kaygı, öfke ya da geri çekilmeyle yaşanması.
Bazı kişiler farklı ilişkilerde benzer bir rol üstlendiklerini fark eder: sürekli yatıştıran, terk edilmemek için fazla uyum sağlayan, karşı tarafı uzaklaştıran veya ihtiyaçlarını dile getiremeyen kişi olmak gibi.
Psikodinamik bakış açısında bu tekrarların kişinin geçmiş ilişkileri, yakınlık beklentileri, kendini koruma yolları ve bilinçdışı anlamlarıyla nasıl ilişkili olabileceği araştırılır. Ancak her tekrar çocukluk deneyimleriyle açıklanamaz; mevcut ilişkinin dinamikleri ve karşı tarafın davranışları da önemlidir.
Buradaki amaç birini suçlamak değil, kişinin ilişki içinde neler yaşadığını daha geniş bir bakışla anlamasına alan açmaktır.
Psikodinamik psikoterapi, kişinin yalnızca ilişkide ne yaşadığını değil, yaşananları nasıl anlamlandırdığını, hangi beklentilerle karşılaştığını ve hangi duyguları taşımakta zorlandığını da ele alır.
Yakınlık, ayrılık, bağımlılık, özerklik, suçluluk, öfke ve özdeğer gibi temalar terapi sürecinde öne çıkabilir. Terapötik ilişkide ortaya çıkan duygular ve ilişki kurma biçimleri de uygun koşullarda birlikte düşünülebilir.
Bu çalışma, her ilişkisel güçlüğün yalnızca kişiden kaynaklandığını varsaymaz. İlişkideki karşılıklı etkileşim, güç dengesizlikleri, yaşam koşulları ve güvenlik de belirleyicidir.
Yakınlık karşısında ortaya çıkan beklentiler ve kaygılar.
Kendi ihtiyaçlarıyla diğerinin ihtiyaçları arasında yer açabilmek.
İfade edilemeyen ya da tekrar eden çatışmaların anlamı.
Onaylanma, sevilme ve yeterli olma beklentileri.
Çalışmanın kuramsal çerçevesi hakkında Psikodinamik Terapi sayfasını inceleyebilirsiniz.
Karşılıklı anlaşmazlık ve iletişim güçlükleriyle tehdit, baskı, şiddet veya zorlayıcı kontrol içeren ilişkileri birbirine karıştırmamak gerekir.
Bir ilişkide korkutma, fiziksel veya cinsel şiddet, tehdit, ısrarlı takip ya da sosyal çevreden yalıtma varsa öncelik ilişkiyi daha iyi anlamlandırmak değil, kişinin güvenliğini sağlamaktır. Bu tür durumlar yalnızca bireysel ilişki örüntüsü olarak ele alınmamalı; uygun güvenlik ve destek kaynakları değerlendirilmelidir.
İlk görüşmelerde yaşanan güçlüğü, kişinin ihtiyaçlarını ve uygun çalışma çerçevesini anlamak amaçlanır. Süreç tek bir ilişkiyi onarmaya yönelik garanti edilmiş bir yöntem olarak düşünülmez.
İlişkide hangi durumların zorlayıcı olduğu, duygular ve güncel koşullar birlikte değerlendirilir.
Tekrar eden beklentiler, çatışmalar, savunmalar ve ilişkinin kişi açısından taşıdığı anlam ele alınabilir.
Kendi ihtiyaçlarını, sınırlarını ve ilişki kurma biçimlerini daha açık biçimde düşünebilme üzerinde çalışılabilir.
Yüz yüze görüşmeler Beşiktaş, Balmumcu'da gerçekleştirilebilir. Uygun durumlarda online terapi seçeneği de değerlendirilebilir. Şişli çevresinden başvuranlar için Şişli Psikolog sayfasında ulaşım ve görüşme yaklaşımı hakkında bilgi bulunmaktadır.
Evet. Bireysel psikoterapide kişinin yaşadığı ilişkisel zorlanmalar, bunlara verdiği anlam ve tekrar eden ilişki biçimleri ele alınabilir. Bu süreç çift terapisiyle aynı değildir.
Tek bir açıklaması yoktur. Kişinin beklentileri, içinde bulunduğu ortam, karşılaştığı kişiler ve kendi ilişki kurma biçimleri birlikte değerlendirilebilir.
Hayır. Erken ilişkiler önemli olabilir ancak yetişkinlik deneyimleri, güncel ilişki koşulları ve başka etkenler de yakınlık ve güven duygusunu etkiler.
Çatışma, reddedilme veya suçluluk korkusu; kişinin daha önce öğrendiği ilişki biçimleri ve mevcut güç dengeleri bu zorluğa eşlik edebilir.
Evet. Psikoterapi, ilişkiyi sürdürme ya da bitirme kararını kişi adına vermez; yaşanan güçlüklerin ve seçeneklerin daha açık biçimde ele alınmasına yardımcı olabilir.
Kişinin ihtiyaçları ve klinik uygunluk değerlendirildikten sonra online görüşme yapılabilir.
İlk görüşme ve bireysel psikoterapi hakkında iletişime geçebilirsiniz.
Yazar: Orhan Taruk. Bu sayfa genel bilgilendirme amaçlıdır; kişisel değerlendirme, tanı veya tedavi önerisi yerine geçmez. Acil güvenlik tehlikesinde yerel acil yardım hizmetlerine başvurulmalıdır.