Bir insan metroda panik atak yaşadıktan sonra bir süre metroyu kullanmak istemeyebilir. Yaşadığı yoğun korkunun tekrarlanmasından çekindiği için başka ulaşım yollarını tercih edebilir.
Başlangıçta bu değişiklik küçük görünür.
Ancak zamanla kişi yalnızca metrodan değil, otobüsten, kalabalık alışveriş merkezlerinden, uzun kuyruklardan veya tek başına uzak bir yere gitmekten de kaçınmaya başlayabilir.
Bir zamanlar gündelik yaşamın sıradan parçaları olan durumlar, artık olası bir panik atağın yaşanabileceği yerler olarak görülür.
Kişinin hareket alanı giderek daralabilir.
Buradaki önemli nokta şudur: Kişi bazen yalnızca panik ataktan değil, panik atak yaşadığında bulunduğu ortamdan ayrılamayacağından veya yardım bulamayacağından korkmaya başlar.
Panik bozukluk ve agorafobik kaçınma, bu nedenle klinik olarak birbiriyle ilişkili olabilir.
Ancak her panik bozukluk yaşayan kişide agorafobi gelişmez. Aynı şekilde agorafobi, panik bozukluk olmadan da ortaya çıkabilir.
Peki panik atağın ardından kaçınma davranışları neden genişleyebilir? Güvende hissetmek için geliştirilen alışkanlıklar nasıl yaşamı sınırlandırmaya başlayabilir? Psikodinamik açıdan güvenlik, bağımsızlık ve çaresizlik deneyimleri bu süreçte nasıl ele alınabilir?
Panik Bozukluk ve Agorafobik Kaçınma Nedir?
Panik bozukluk, yineleyen beklenmedik panik atakların yanı sıra, yeni atak geçirme korkusu veya ataklarla ilişkili belirgin davranış değişiklikleriyle karakterize bir anksiyete bozukluğudur.
Agorafobik kaçınma ise kişinin belirli ortamlarda panik benzeri veya kişiyi güçsüz bırakan belirtiler yaşadığında kaçamayacağına ya da yardım alamayacağına ilişkin korkular nedeniyle bu ortamlardan uzak durmasını ifade eder.
Örneğin kişi kalabalık bir otobüste panik atak geçireceğinden korkabilir.
Ancak korkusunun merkezinde yalnızca çarpıntı veya nefes darlığı bulunmayabilir.
Otobüs hareket halindeyken inememek, başkalarının önünde fenalaşmak veya gerektiğinde yardım alamamak da yoğun kaygı yaratabilir.
Bu durumda kişi otobüse binmemeyi tercih edebilir.
Kaçınma davranışı kısa vadede rahatlama sağlayabilir. Fakat zamanla kişinin daha fazla ortamı tehlikeli olarak değerlendirmesine katkıda bulunabilir.
Panik bozukluğun genel özelliklerini Panik Bozukluk sayfamızda, agorafobinin tanısal çerçevesini ise Agorafobi Nedir? yazımızda ayrıntılı biçimde ele alıyoruz.
Panik Atak Sonrasında Kaçınma Neden Başlayabilir?
Panik atak, kişi tarafından son derece sarsıcı yaşanabilir.
Özellikle ilk atakta kalp krizi geçirdiğini, bayılacağını veya kontrolünü kaybedeceğini düşünen biri, aynı deneyimi yeniden yaşamaktan korkabilir.
Atağın gerçekleştiği yer bu korkuyla ilişkilendirilebilir.
Örneğin kişi bir alışveriş merkezinde panik yaşadıktan sonra yeniden aynı yere gitmek istemeyebilir.
İlk başta korktuğu şey yalnızca söz konusu alışveriş merkezi olabilir.
Ancak kişi daha sonra benzer özelliklere sahip başka ortamlardan da kaçınmaya başlayabilir.
Kalabalık olması, çıkışa uzak bulunması veya yardım istemenin zor olabileceği düşüncesi, yeni ortamlarda da kaygıyı harekete geçirebilir.
Bu süreçte kişi yalnızca geçmişte yaşadığı atağı hatırlamaz.
Gelecekte aynı atağın hangi koşullarda tekrar edebileceğini de düşünmeye başlar.
Böylece tek bir panik deneyiminin ardından gelişen tehdit beklentisi, kişinin farklı ortamlara yönelik davranışlarını etkileyebilir.
Ancak panik ataktan sonra belirli bir yere gitmek istememek, kendi başına agorafobi tanısı koydurmaz.
Tanısal değerlendirmede korkunun kapsamı, süresi, yoğunluğu ve kişinin işlevselliğine etkisi önemlidir.
Kaçınma Davranışı Nasıl Genelleşir?
Kaçınmanın genelleşmesi, başlangıçta belirli bir durumla ilişkili olan korkunun başka durumlara da yayılmasını ifade eder.
Örneğin kişi ilk panik atağını metroda yaşamış olabilir.
Daha sonra yalnızca metrodan kaçınır.
Ancak zaman içinde otobüs, tramvay veya uzun araç yolculukları da kaygı yaratmaya başlayabilir.
Çünkü bu ortamların ortak bir özelliği vardır: Kişi istediği anda bulunduğu yerden ayrılamayacağını düşünebilir.
Başka bir örnekte kişi kalabalık bir alışveriş merkezinden kaçınmaya başlayabilir.
Daha sonra konserler, sinemalar, restoranlar veya uzun kuyruklar da benzer korkuları harekete geçirebilir.
Burada korkunun merkezinde tek tek mekânların kendisi bulunmayabilir.
Kişi bu ortamlarda panik yaşarsa ne olacağını düşünmektedir.
Ya çıkamazsam?
Ya bayılırsam?
Ya kimse bana yardım edemezse?
Ya herkes benim panik yaşadığımı fark ederse?
Bu beklentiler farklı ortamlar arasında bağlantılar kurulmasına katkıda bulunabilir.
Ancak kaçınmanın her zaman giderek genişlediği söylenemez. Bazı kişilerde korku belirli durumlarla sınırlı kalabilir.
Panik Bozuklukta Güvenli Alan Nasıl Daralabilir?
Panik belirtileri yaşayan bazı kişiler kendilerini belirli ortamlarda daha rahat hisseder.
Ev, tanıdık bir mahalle veya kolayca ayrılabilecekleri bir mekân güvenli olarak deneyimlenebilir.
Bunun önemli nedenlerinden biri, bu yerlerde kişinin koşulları daha öngörülebilir hissetmesidir.
Örneğin kişi evindeyken uzanabileceğini, dinlenebileceğini veya gerektiğinde tanıdığı birinden yardım isteyebileceğini düşünebilir.
Ancak evinden uzaklaştığında aynı olanaklara sahip olmadığını hissedebilir.
Bu durumda kişi dışarıda bulunmaktan çok, kendi güvenlik koşullarından uzaklaşmaktan korkuyor olabilir.
Başlangıçta yalnızca uzak yerlere gitmekte zorlanırken zamanla evine yakın bölgelerde bile kaygı yaşayabilir.
Böylece güvenli hissedilen alan giderek küçülebilir.
Ancak her evde kalma eğilimini agorafobiyle açıklamak doğru değildir.
Depresif belirtiler, fiziksel sağlık sorunları, sosyal koşullar veya başka etkenler de kişinin evden çıkmasını zorlaştırabilir.
Önemli olan, kişinin neden dışarı çıkmaktan kaçındığının değerlendirilmesidir.
Güvenlik Davranışları Kaygıyı Nasıl Sürdürebilir?
Panik bozukluk yaşayan bazı kişiler, yeni bir atak yaşama ihtimaline karşı çeşitli güvenlik davranışları geliştirebilir.
Örneğin yalnızca çıkış kapısına yakın oturabilirler.
Yanlarında mutlaka güvendikleri birinin bulunmasını isteyebilirler.
Belirli güzergâhları kullanabilir, ihtiyaç duyduklarında hemen eve dönebilecekleri yerleri tercih edebilirler.
Bazı kişiler bedensel belirtilerini sürekli kontrol edebilir.
Bu davranışlar kısa vadede rahatlama sağlayabilir.
Ancak kişi zamanla kötü bir şey yaşanmamasını yalnızca bu önlemlere bağlamaya başlayabilir.
Örneğin metroya yalnız binmeyen kişi, yanında biri olmasa mutlaka kontrolünü kaybedeceğini düşünebilir.
Bu durumda güvenlik davranışı, kişinin kendi başına baş edebilme kapasitesini deneyimlemesini zorlaştırabilir.
Bununla birlikte bütün destek arayışlarını veya güvenlik önlemlerini sorunlu görmek doğru değildir.
Sosyal destek önemli bir koruyucu etken olabilir. Gerçek tehlikelere karşı alınan önlemler de gereklidir.
Klinik açıdan önemli olan, belirli güvenlik davranışlarının kişinin yaşamını destekleyip desteklemediği veya korkuya bağımlı hale gelip gelmediğidir.
Panik Bozukluk ve Agorafobik Kaçınma Döngüsü
Panik bozuklukla ilişkili kaçınma, bazı kişilerde birbirini sürdüren bir döngü oluşturabilir.
Örneğin kişi metroya binmeyi düşündüğünde yeni bir panik atak yaşayabileceğini hatırlayabilir.
Bu düşünce kaygıyı artırabilir.
Ardından metroya binmemeye karar verir.
Bu karar kısa süreli rahatlama sağlar.
Ancak kişi metroya binmediği için korktuğu durumda başa çıkıp çıkamayacağını deneyimleyemez.
Bir sonraki yolculukta benzer korku yeniden ortaya çıkabilir.
Bu süreç şu şekilde özetlenebilir:
Panik atağın tekrarlanacağı beklentisi → Kaygı → Kaçınma → Geçici rahatlama → Tehdit beklentisinin sürmesi → Yeni kaçınma
Bu döngü, kaçınmanın neden bazen kaygıyı azaltmak yerine sürdürebildiğini anlamaya yardımcı olur.
Ancak her kaçınma aynı işleve sahip değildir.
Bazı durumlarda belirli bir yerden uzak durmak gerçek ve makul bir güvenlik davranışı olabilir.
Bu nedenle klinik değerlendirmede korkunun gerçekçi tehlikelerle ilişkisi ayrıca ele alınmalıdır.
Panik Bozukluk ile Agorafobi Aynı Tanı mıdır?
Panik bozukluk ve agorafobi birbirinden ayrı klinik tanılardır.
Panik bozuklukta yineleyen beklenmedik panik ataklar ve ataklara ilişkin sürekli kaygı veya belirgin davranış değişiklikleri ön plandadır.
Agorafobide ise kaçmanın güçleşebileceği veya yardım alınamayacağı düşünülen belirli durumlara ilişkin yoğun korku ve kaçınma önemlidir.
Güncel DSM-5 çerçevesinde agorafobi tanısının değerlendirilmesinde toplu taşıma, açık alanlar, kapalı alanlar, kalabalıklar veya kuyruklar ve ev dışında tek başına bulunma gibi beş durum grubundan en az ikisinde belirgin korku bulunması aranır.
Bunun yanında korkunun sürekliliği, yoğunluğu, orantısızlığı ve kişinin yaşamına etkisi değerlendirilir.
Dolayısıyla kişi yalnızca metroya binmekten korktuğu için doğrudan agorafobi tanısı almaz.
Aynı şekilde panik bozukluk yaşayan herkesin agorafobisi bulunmaz.
Bazı kişilerde iki durum birlikte görülürken bazı kişilerde yalnızca biri bulunabilir.
Agorafobik Kaçınma ile Özgül Fobi Arasındaki Fark
Agorafobik kaçınma ile özgül fobi bazen benzer davranışlara neden olabilir.
Örneğin her iki durumda da kişi uçağa binmekten kaçınabilir.
Ancak korkunun konusu farklı olabilir.
Özgül fobisi olan bir kişi uçağın düşmesinden korkabilir.
Agorafobik korkular yaşayan biri ise uçuş sırasında panik atak geçirirse uçaktan inemeyeceğinden veya yardım alamayacağından korkabilir.
Davranış aynıdır: Uçağa binmemek.
Fakat kişinin kaçınma nedenleri farklıdır.
Bu nedenle klinik değerlendirmede yalnızca korkulan durumun adı değil, kişinin o durumla ilgili beklentileri de önemlidir.
Özgül fobilerin oluşumunu ve öğrenilmiş korku tepkilerini Özgül Fobiler Nasıl Oluşur? yazımızda ayrıca ele aldık.
Panik Atağın Tekrar Etmesinden Korkmak ile Kaçınmak Arasındaki İlişki
Yeni bir panik atak geçirme korkusu, kişinin yalnızca atak sırasında değil, ataklar arasındaki zamanlarda da kaygı yaşamasına neden olabilir.
Bu durum beklenti kaygısı olarak adlandırılır.
Kişi gelecekte hangi koşullarda panik yaşayabileceğini sürekli düşünmeye başlayabilir.
Örneğin ertesi gün kalabalık bir toplantıya katılması gerektiğinde, toplantı sırasında panik geçirirse ne yapacağını zihninde tekrar tekrar değerlendirebilir.
Bu beklenti, toplantıya henüz gitmeden kaygı yaşamasına yol açabilir.
Ardından toplantıya katılmamaya karar verebilir.
Böylece gelecekteki bir atağa ilişkin korku, bugünkü davranışlarını belirlemeye başlar.
Panik bozuklukta kaçınmanın anlaşılması açısından bu ayrım önemlidir.
Kişi her zaman yaşadığı panik nedeniyle değil, yaşayabileceğini düşündüğü panik nedeniyle de yaşamını sınırlandırabilir.
Beklenti kaygısının mekanizmalarını Panik Atak Neden Tekrarlar? yazımızda daha ayrıntılı ele aldık.
Agorafobik Kaçınma Sosyal İlişkileri Nasıl Etkileyebilir?
Kaçınma davranışları zaman içinde yalnızca kişinin hareket özgürlüğünü değil, sosyal ilişkilerini de etkileyebilir.
Örneğin kişi arkadaşlarıyla dışarıda buluşmaktan kaçınmaya başlayabilir.
Aile ziyaretleri, seyahatler veya sosyal etkinlikler giderek zorlaşabilir.
Yakın çevresindeki insanlar kişinin neden belirli ortamlara gitmek istemediğini anlamakta güçlük çekebilir.
Bazı kişiler ise kaygılarını açıklamak istemedikleri için sosyal etkinlikleri farklı gerekçelerle reddedebilir.
Bu durum yanlış anlaşılmalara veya ilişkisel uzaklaşmaya neden olabilir.
Başka bir durumda yakınlar kişinin kaygısını azaltmak amacıyla günlük sorumluluklarının bir bölümünü üstlenebilir.
Bu destek başlangıçta oldukça yararlı olabilir.
Ancak zamanla bütün gündelik faaliyetlerin başkalarının yardımıyla sürdürülebilir hale gelmesi, kişinin bağımsız hareket etme fırsatlarını sınırlandırabilir.
Bununla birlikte aile ve yakın çevrenin sunduğu desteği otomatik olarak zararlı kabul etmek doğru değildir.
Önemli olan, desteğin kişinin ihtiyaçlarını karşılayıp karşılamadığı ve tedavi hedefleriyle nasıl ilişkilendirildiğidir.
Psikanalitik Açıdan Agorafobik Kaçınma ve Güvenlik İhtiyacı
Psikodinamik yaklaşım, kişinin kaçınma davranışlarını yalnızca dışarıdaki ortamlardan uzaklaşma olarak değil, güvenlik ve tehdit deneyimi açısından da ele alabilir.
Örneğin bir kişi belirli bir ortamda panik yaşadığında, yalnızca bedensel belirtilerden değil, yardım alamama veya çaresiz kalma ihtimalinden de korkabilir.
Bu durumda kişi için güvenlik, belirli bir mekânın veya belirli bir insanın varlığına bağlı hale gelebilir.
Psikodinamik psikoterapide bu güvenlik ihtiyacının kişinin yaşam öyküsündeki ve ilişkilerindeki anlamı araştırılabilir.
Kişi kendi başına kaldığında ne hissediyor?
Yardım istemek nasıl bir deneyim?
Başkasına ihtiyaç duymak güçsüzlük olarak mı yaşanıyor?
Ayrılmak veya uzaklaşmak hangi korkuları harekete geçiriyor?
Bu sorular bazı kişiler için anlamlı klinik çalışma alanları oluşturabilir.
Ancak agorafobik kaçınmanın mutlaka bağımlılık veya ayrılık çatışmasından kaynaklandığını söylemek doğru değildir.
Böyle bir açıklama, kişinin yaşadığı panik atakları, öğrenilmiş korkuları veya bedensel duyumlara ilişkin kaygıları göz ardı edebilir.
Psikodinamik yorum, güncel klinik açıklamaların yerine değil, kişinin deneyimini anlamaya yönelik ek bir düşünme alanı olarak kullanılmalıdır.
Kontrol Kaybı Korkusu ve Hareket Özgürlüğü
Bazı kişiler için panik atağın en korkutucu yönü, bedensel belirtilerin kendisinden çok kontrolü kaybetme hissidir.
Örneğin kişi yoğun çarpıntı yaşadığında bedenini durduramayacağını düşünebilir.
Kalabalık bir ortamda bulunduğunda ise bu deneyimi yönetemeyeceğinden korkabilir.
Bu durumda dışarıda bulunmak, kişinin kendi bedensel tepkileri üzerinde yeterli kontrol sahibi olamayacağı bir durum gibi hissedilebilir.
Kişi sürekli çıkış kapılarını kontrol edebilir, kolayca eve dönebileceği yerlerde bulunmak isteyebilir veya yalnız seyahat etmekten kaçınabilir.
Psikodinamik açıdan burada kontrol, güvenlik ve çaresizlik deneyimleri araştırılabilir.
Ancak panik sırasında kontrolünü kaybetmekten korkmak, kişinin mutlaka kontrolcü bir kişilik örüntüsüne sahip olduğunu göstermez.
Bu korku, panik atağın kendisine ilişkin yoğun bedensel ve bilişsel deneyimin bir parçası olabilir.
Panik sırasında kontrol kaybı ve yabancılaşma hislerini Panik Atakta Kontrolü Kaybetme Korkusu yazımızda ele aldık.
Psikodinamik Psikoterapide Kaçınma Nasıl Ele Alınır?
Psikodinamik psikoterapide kaçınmanın kişinin yaşamındaki anlamı araştırılabilir.
Kişi hangi durumlardan uzaklaşmaktadır?
Bu durumlarda hangi duyguları yaşamaktan korkmaktadır?
Başkalarından destek almak, kendi başına hareket etmek veya belirsizlikle karşılaşmak nasıl deneyimlenmektedir?
Bazı kişiler için agorafobik kaçınma ile ilişkisel güvenlik ihtiyacı arasında anlamlı bağlantılar bulunabilir.
Bazılarında ise belirli bedensel belirtilere yönelik korkular ve öğrenilmiş tehlike beklentileri daha merkezi olabilir.
Psikodinamik çalışmanın önemli bir ilkesi, bütün kişilere aynı yorumun uygulanmamasıdır.
Terapötik ilişki içerisinde güven, bağımlılık, ayrılık veya kontrol temaları ortaya çıkarsa bunlar kişinin kendi deneyimleri üzerinden araştırılabilir.
Ancak yalnızca bu temaların konuşulmasının, agorafobik kaçınmayı doğrudan azaltacağı varsayılamaz.
Panik bozukluk ve agorafobi için kanıta dayalı tedavi seçeneklerinin değerlendirilmesi ayrıca gereklidir.
Psikodinamik yaklaşımın genel ilkelerini Psikodinamik Terapi sayfamızda inceleyebilirsiniz.
Panik Bozukluk ve Agorafobik Kaçınma Nasıl Tedavi Edilir?
Panik bozuklukta ve agorafobik kaçınmada bilişsel davranışçı terapi (BDT), güçlü bilimsel desteğe sahip tedavi yaklaşımlarından biridir.
BDT kapsamında kişinin panik belirtilerini nasıl yorumladığı, korkulan durumlara ilişkin beklentileri, kaçınma davranışları ve güvenlik arayışları ele alınabilir.
Uygun durumlarda maruz bırakma temelli müdahaleler de tedavinin bir parçası olabilir.
Bu çalışmalar, kişinin korktuğu durumlarla güvenli ve yapılandırılmış bir süreç içerisinde karşılaşmasını amaçlar.
Örneğin toplu taşıma kullanmaktan kaçınan bir kişi için, tedavi hedefleri doğrultusunda bu durumla ilgili korkuların aşamalı olarak ele alınması planlanabilir.
Ancak maruz bırakma, kişinin hazırlıksız biçimde yoğun korku yaşadığı ortamlara zorlanması anlamına gelmez.
Müdahalelerin kişinin klinik özelliklerine göre düzenlenmesi ve uygun eğitim almış bir uzman tarafından yürütülmesi önemlidir.
NICE kılavuzu, orta ve ağır düzeyde panik bozuklukta, agorafobi bulunsun veya bulunmasın, bilişsel davranışçı terapiyi önerilen tedavi seçenekleri arasında belirtmektedir.
Uygun koşullarda ilaç tedavisi de değerlendirilebilir.
Tedavi planı, belirtilerin niteliğine, kişinin işlevselliğine, eşlik eden tıbbi veya ruhsal durumlara ve tercihlerine göre oluşturulmalıdır.
Psikodinamik psikoterapi, kişinin kaygıyla ilişkili duygusal ve ilişkisel deneyimlerini anlamaya katkıda bulunabilir. Ancak agorafobik kaçınmanın doğrudan azaltılmasında BDT ve maruz bırakma temelli müdahaleler kadar güçlü kanıt desteğine sahip değildir.
Online Terapi Agorafobik Kaçınmada Yararlı Olabilir mi?
Agorafobik kaçınma yaşayan bazı kişiler için terapistin bulunduğu ofise ulaşmak başlı başına zorlayıcı olabilir.
Toplu taşıma kullanmak, tanımadığı bir yere gitmek veya evinden uzaklaşmak yoğun kaygı yaratabilir.
Bu nedenle online görüşmeler, bazı kişiler açısından ruh sağlığı hizmetlerine erişimi kolaylaştırabilir.
Ancak online görüşmenin uygunluğu kişinin klinik durumuna, güvenlik koşullarına ve tedavi hedeflerine göre değerlendirilmelidir.
Özellikle agorafobik kaçınmanın tedavisinde yalnızca evden görüşme yapabilmek ile kaçınma davranışlarının değişmesi aynı şey değildir.
Tedavi planı, kişinin gündelik yaşamını sınırlandıran korkuların nasıl ele alınacağını da içermelidir.
Online terapi, uygun klinik koşullarda yararlı bir görüşme biçimi olabilir; ancak gerekli maruz bırakma çalışmalarının veya diğer kanıta dayalı müdahalelerin yerini otomatik olarak tutmaz.
Online görüşmelerin genel çerçevesini Online Terapi sayfamızda açıkladık.
Agorafobik Kaçınma Ne Zaman Profesyonel Destek Gerektirir?
Panik atak sonrasında belirli bir ortamdan kısa süre uzak kalmak, tek başına klinik bir bozukluk anlamına gelmez.
Ancak kişi korku nedeniyle giderek daha fazla yerden kaçınıyorsa, gündelik sorumluluklarını yerine getirmekte zorlanıyorsa veya yalnızca belirli güvenlik koşullarında dışarı çıkabiliyorsa profesyonel değerlendirme yararlı olabilir.
Örneğin işe gidememek, sağlık hizmetlerine ulaşmakta zorlanmak, sosyal etkinliklerden sürekli uzaklaşmak veya evden çıkmayı belirgin biçimde sınırlandırmak önemli işlev kaybı göstergeleri olabilir.
Ayrıca panik atağa benzeyen belirtilerin tıbbi nedenleri de değerlendirilmelidir.
Özellikle yeni başlayan, alışılmıştan farklı veya açıklanamayan göğüs ağrısı, nefes darlığı, bayılma ve benzeri belirtiler tıbbi değerlendirme gerektirebilir.
Şiddetli göğüs ağrısı, ciddi nefes darlığı veya bayılma gibi acil belirtilerde gecikmeden acil sağlık hizmetlerine başvurulmalıdır.
Psikoterapötik çalışmanın amacı kişinin bütün korkularından bir anda kurtulmasını sağlamak değildir.
Daha gerçekçi hedef, korkunun kişinin seçimleri üzerindeki belirleyiciliğini azaltmak ve gündelik yaşamını ihtiyaçlarına uygun biçimde sürdürebilmesini desteklemektir.
Beşiktaş/Balmumcu’da yüz yüze veya uygunluk değerlendirmesine göre online psikoterapi hakkında bilgi almak için İletişim sayfamızdan ulaşabilirsiniz.
Sonuç: Panik Bozukluk ve Agorafobik Kaçınma Yaşamı Nasıl Etkiler?
Panik bozukluk ve agorafobik kaçınma, bazı kişilerde birbiriyle ilişkili biçimde ortaya çıkabilir.
İlk panik atağın ardından gelişen yeni atak korkusu, belirli ortamlardan uzaklaşmaya neden olabilir.
Kaçınma davranışları zamanla başka durumlara yayıldığında kişinin hareket alanı, sosyal yaşamı ve bağımsızlığı sınırlandırılabilir.
Bu süreçte güvenlik davranışları kısa vadede rahatlama sağlarken bazı koşullarda korkunun sürmesine katkıda bulunabilir.
Psikodinamik açıdan kişinin güvenlik, kontrol, bağımlılık ve çaresizlik deneyimleri araştırılabilir. Ancak bu yorumlar agorafobik kaçınmanın herkes için geçerli nedenleri değildir.
Güncel klinik değerlendirmede korku öğrenmesi, beklenti kaygısı, kaçınma davranışları ve kişinin gerçek yaşam koşulları birlikte ele alınmalıdır.
Panik atağın kişiyi belirli bir yerden uzaklaştırması, yaşamının giderek daha fazla alanından uzaklaşmak zorunda olduğu anlamına gelmez.
Uygun klinik değerlendirme ve kanıta dayalı tedaviler, kişinin panik korkusuyla ilişkisini değiştirmesine ve kaçınma nedeniyle daralan yaşam alanını yeniden genişletebilmesine yardımcı olabilir.
Kaynaklar
- National Institute of Mental Health — Panic Disorder: What You Need to Know
- National Institute of Mental Health — Phobias and Phobia-Related Disorders
- NHS — Agoraphobia: Overview
- NHS — Agoraphobia: Symptoms
- NHS — Agoraphobia: Treatment
- NICE — Generalised Anxiety Disorder and Panic Disorder in Adults: Management
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır. Tanı, tıbbi değerlendirme veya kişiye özgü tedavi önerisi yerine geçmez.